Halk İlaçları

Mesut Şener’in NALLIHAN kitabından :

HALK İLAÇLARI (Kocakarı ilaçları)

Anadolu’nun pek çok yöresinde olduğu gibi ilçemiz Nallıhan'da da hastalar doğal ilaçlarla da iyileştirilmeye çalışılır. Bu örneklerden bazıları:

Afyon : Afyon yutulursa karın ağrısına iyi gelir.

Anne sütü: Çocuğun kulağı ağrıdığında anne sütü damlatılır.

Arı sokması: Arı sokmasında soğuk demir sürülür.

Arpacık: Arpacık çıktığında sarımsak sürülür.

Ateş: Ateşi düşürmek için el ve ayaklara sirke sürülür.

Balık yağı: Büyüme bozukluğu olan çocuklara içirilir.

Bosça otu: Hastalanan büyük ve küçük baş hayvanların kulağı delinerek bosça otu sokulur.

Baş ağrısı: Baş ağrıdığında ya bir soğuk patates dilimlenerek alna konup üzerinden geçen bezle bağlanır ya da soyulan salatalığın kabukları alna ve şakaklara yapıştırılır veya alna sirkeli bez konur.

Çiğ süt : Akrep ve yılan sokmalarında çiğ süt içirilir.

Diş ağrısı: ağrıyan yere tuz, kolonya, rakı veya aspirin konur ya da afyon yutturulur.

Dolama : Soğanın tepesi kesilir, içi biraz oyulur, oyulan boşluğa iç yağ konur, ocaktaki sıcak küle gömülür. Pişen soğan ikiye bölünür, bez parçasının üzerine konur ve sıcak sıcak şiş olan parmağın üzerine gece yatarken kapatılıp sarılır. Sabah parmağın şişi ve acısı geçer.

Katran: Çıralı çamın yakılmasıyla elde edilir. Tarlada ya da harman yerinde çalışmaktan dolayı çatlayan parmaklara sürülür. Hayvanlar için de kullanılır. Yaz başı keçi sürüsü bayıra çıkarken, kene olmasın diye keçilerin kuyruk altına sürülür.

Kına: El ve ayak çatlaklarını iyileştirmede ve saç boyamada kullanılır. Düğünlerde gelin ve damada kına yakılır. Kurbanlık hayvanlara sürülür.

Kepek: Kepekli saçlar sirkeli su ile yıkanır.

Kesikler: Kesik yaralara, yakılan bez parçası, sigara külü veya tütün basılır ya da işenir.

Kırık: Yumurta ve rendelenen sabun iyice çırpılır karıştırılır. Kırık yere sürülüp sarılır, tahtayla desteklenir. Kırık çıkık sarmada zift'te kullanılır.

Saçkıran: Önce deri çizilir, sonra sarımsak sürülür.

Solucan düşürme: Taze çiğ kabak çekirdeği aç karnına yenir.

Sülük: Pis kanı, sever ve emer. Bilhassa çıbanlara karşı sülük kullanılır. Sülük yapıştığı yerden koparılmaz, kendiliğinden düşer.

Uçuk: kaşığın sapı ısıtılarak uçuğun üzerine basılır.

Yanıklar: yanıklara yoğurt sürülür.

Yumurta: Yeni doğan bebeğin ayak tabanında kızarıklık olursa, yağda pişmiş yumurtayla ayağı sarılır. Yeni doğan bebek annesinin memesini almazsa başına yağda pişmiş yumurta konur ve sarılır.


Bel ağrısı, soğuk algınlığı, yel tedavisi

Bel ağrısı: Bel ağrısını geçirmek için yapağı sarılır. Beli ağrıyan kişi yıkanmamış koyun yapağını beline üç gün süreyle sardığında ağrıları geçer.

Soğuk algınlığı: Soğuk algınlığını gidermek için deri çekilir ya da arpa hamuru veya bal vurulur.
Deri çekme: Aşırı soğuk algınlığını tedavi etmek için uygulanan bir yöntemdir. Çok hızlı bir şekilde yüzülen koyun veya keçi derisi sıcağı sıcağına soyulan hastaya sarılır. Akşam sarılan deri sabah alınır.
Arpa hamuru: Bir ölçü su bir ölçü süt karışımı kaynadığında içine arpa unu katılıp karıştırılır. Elde edilen hamur bir bez üzerine yayılıp, üzeri haşhaş yağı ile yağlanır, sırta veya göğse araya bez konmadan kapanır, sabah alınır. Soğuk algınlığına iyi gelir. Arpa hamuru kuvvetlidir, yedi derde devadır. O yüzden buğday hamuru kullanılmaz.
Bal: Bal bez üzerine yayılır, araya bez konmadan sırta veya göğse kapatılır, sabah alınır. Soğuk algınlığına iyi gelir.

Yel tedavisi: Pekmezle acı sivri biber (yaş veya kuru olabilir) kaynatılır, iki bez arasına alınır, yel üzerine vurulur.

Tüm bunlara rağmen iyileşmeyen hastalar hocaya götürülür okutulur. Felçliler ve çocuğu olmayanlar yatırlara giderek adakta bulunurlar. Muska, üfürük, büyü geleneği günümüzde hemen hemen tamamen kalkmıştır diyebiliriz.

1970'lere kadar Bağlıcalı Raşit Hoca ile ilçe merkezinde Cinci Hoca dertlerine deva arayanlara başvurmaları halinde okuyup üfleyip muska yazarlarmış. Asri Hoca’nın da dua okuduğu söylenirdi. Anılan kişiler bugün hayatta olmadığı gibi, günümüzde bu tür çare arayanlar da sanırım çok azaldı.