Nallıhan Coğrafyası

Mesut Şener’in Nallıhan Vakfı Dergisi’nin 5. Yıl (Kasım 2000) Özel Sayısında çıkan,
Nallıhan’ın coğrafi konumu, doğal güzellikleri, yaban hayatı  ve mesire yerleri” başlıklı makalesi

Nallıhan’ın coğrafi konumu, doğal güzellikleri, yaban hayatı  ve mesire yerleri  
Mesut Şener (*)

Nallıhan'ın coğrafi konumu: Pirinci, tiftiği ve ipek iğne oyaları ile ünlü Nallıhan, Karadeniz Bölgesinin Batı Karadeniz Bölümünde yer alır. 2013 yılı nüfus sayımına göre, 2 beldesi ve 75 köyü ile birlikte toplam nüfusu 29.797 olan Nallıhan’ın merkez ilçe nüfusu 11.750’dir. Çok yakınından geçip Sakarya Nehrine dökülen Nallı Çayı vadisinde, doğu ve kuzeyi yüksek dağlarla çevrili çukur bir alanda kurulmuştur. Ankara-Eskişehir-Bolu üçgeninin ortasında kalır. İlçe merkezinin deniz seviyesinden yüksekliği 625 m, yüzölçümü 1978 km² dir. Ankara’yı İstanbul’a bağlayan 1 no'lu devlet yolu üzerindeki ilçe, Ankara'ya 160 km, Bolu'ya 100 km, Eskişehir'e 130 km uzaklıktadır.

Nallıhan’ın doğal güzellikleri: Orman alanı içinde olan ilçe; kültürüyle, doğal güzellikleriyle turizme elverişlidir. Köylerinin çoğu orman içinde veya orman kenarındadır. Ayman ve Çayırhan kırları dışında kalan alanlar yeşil örtü ile kaplıdır. İlçe yakınında Sobran Deresi, Oyuk ve Saçak çevreleri taraslama yapılarak korunan orman alanlarıdır.

Nallıhan’da Yaban Hayatı: Ormanlarda çakal, geyik ve yaban domuzu çoğalırken, bilinçsizce yapılan gece avlarıyla tavşan, zamansız avlanmalar nedeniyle de keklik(**) azalmaktadır. Sayıları artan domuzlar ise tarım ürünlerine çok zarar verdiği için kış aylarında domuz avı düzenlenmektedir.

Anadolu Yaban Koyunu: Nallıhan yaban hayatı için çok elverişli bitki örtüsü ve iklime sahiptir. Bir zamanlar Anadolu Yaban Koyunu’nun da yaşam alanıyken, bilinçsizce yapılan avlanmalar sonucu yaklaşık 65 yıl önce ilçemizde nesli tükenen bu hayvanların anaçları, 2004 yılında Konya Bozdağ’dan getirilerek, Sarıyar beldesinde saptanan 20 hektarlık bir alanda önce koruma altına alınıp çoğalmaları sağlanmış, sonra da doğaya salınmışlardır.

Eskiden de yaşadığı bu topraklarda uyum sorunu yaşamadan çoğalmayı başaran yaban koyunları şimdi doğal ortamdalar. Dileğimiz bu kez bilinçsizce avlanmamaları için Doğa Koruma ve Milli Parklar İl Müdürlüğü ile yerel yöneticilerin sıkı işbirliği yapmalarıdır. Kontrol altında yapılacak av turizminden elde edilecek gelir, avlak çevresindeki köylerin kalkınmasına katkı sağlayacaktır.

 hosebe-2
                    Hoşebe Piknik Alanı - Akdere Köyü             Fot. Hasan Olum

 Nallıhan’ın mesire yerleri:

İlçeye en yakın mesire yeri 2 km uzağındaki Hoşebe'(***)dir. Sobran deresinin ağaçlandırılıp korunmasıyla Dokuzdolambaç’da piknik yapılabilen bir alan olmuştur.

 

Bir diğer önemli mesire yeri ise 30 km uzaklıktaki Uluhan (Köstebek)' dır.

Uyuzsuyu Şelalesi ise görülmesi gereken bir başka mesire yeridir. Nallıhan’a yaklaşık 30 km uzaklıkta olan Uyuzsuyuna iki yoldan ulaşabilirsiniz. Ya, Kadıköy Çulhalar üzerinden ya da, Uluhan’a giderken Karcasu’dan saparak gidebilirsiniz.

Ankara’dan Nallıhan'a giderken Çayırhan’ı geride bıraktığınızda Sarıyar Baraj gölü havzasında Davutoğlan Köyü civarındaki Nallıhan Kuş Cenneti’ne biraz fazla zaman ayırmalısınız. Kuş Cennetinde hem fotoğraf çekip hem de piknik yaparak güzel bir gün geçirebilirsiniz.           

Nallıhan’dan Sarıyar Barajı’na giden yolun sağında Emremsultan Köyünde Yunus Emre’nin hocası Taptuk Emre'yi ziyaret edip, Sarıyar Barajını gezdikten sonra Sarıyar Kayıkbaşı mevkisinde piknik yapıp balık yiyebilirsiniz.

Zamanınız kalırsa, Nallıhan’a 14 km uzaklıktaki Tekke köyünde Taptuk Emre'nin kızı Bacım Sultan'ın Türbesini ziyaret edip, oradan Meyil Hacılar Köyüne geçerek çevresi 10 m'ye (980 cm) ulaşan anıt ardıç ağacının fotoğrafını çekebilirsiniz.

İki büyük kentimiz arasında tarihi ipek yolu üzerinde bulunan Nallıhan, yalnızca ipek iğne oyalarıyla değil çam ve ardıç kokan kirlenmemiş doğal çevresi ve kültürüyle hayran kalacağınız bir yerleşim yeridir. Bu topraklarda kırk yıl yaşamış Yunus Emre bir dörtlüğünde şöyle demiştir. 

Gelin tanış olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim sevilelim
Dünya kimseye kalmaz.

                       

 kuscenneti

                 Nallıhan Kuş Cenneti          Fot. Mesut Şener

 

 (*) TRT Ank. TV Yönetmen, web sayfası hazırlanırken güncelleme yapılmıştır.

(**) Üreticiler; keklik ve tavşan sayısında ki azalmaya, avlanmadan daha çok, domuzların neden olduğunu söylemektedirler. Onların anlatımına göre; domuzlar kekliğin yumurtalarını, tavşanında bir haftalık yavrularını yiyerek buna neden olmaktadırlar. Keklik sayısının azalmasının bir nedeni de buğday tarlalarına atılan kimyasal gübreler. Keklikler gübreyi yem sanarak yedikleri için ölüyorlar. Domuz sayısının anormal artışının nedeni ise, canavar(kurt) ve tilki sayısının çok azalmasına bağlanıyor. Canavar ve tilkilerin çok olduğu yıllarda, domuz yavruları birkaç günlükken annesi yanlarından ayrıldığında tilki ya da kurt onları çerez gibi yerdi. Ne yazık ki tilkileri postları için zehirleyip topladılar, kurtları da avcılar vurdu. Böylece doğal denge bozuldu. Domuz sayısı arttı. Çiftçiler zarar görmeye başladılar.

(***) Hoşebe, Uyuzsuyu Şelalesi ve Nallıhan Kuş Cenneti için Ana Menüde ilgili yere tıklayınız.